sportif etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sportif etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Eylül 2010

Çok Oluyoruz


- Türkiye aşmış kendini ya. Basket bu işte.
- Anlıyosun bu işlerden ha?
- Eeee biz de iki turnike attık abi.
- Sanki NBA'de, Final Four'da falan gibiyiz.
- Basketbolun merkezi İstanbul, inan buna bak.
- Siktir leyn!
- Vay vay vay vay!
- Noldu abi?
- Zenciye bakh!

6 Ağustos 2010

Beşiktaş ve Yabancıları


Dün Beşiktaş tırt rakibini Q7'nin şahane futbolu -ki küçük takım bulunca acımaz, biliyoruz- ve yabancılarının harika golleriyle 3-0 yendi. Bu aralar ne zaman Beşiktaş'ı görsem kafamı karıştıran şey bu yabancılar. Real Madrid'in "ehehe sahaya nasıl çıkacaklar ki bu kadroyla" şeklinde varlık gösteren probleminin bu seneki TSL versiyonu açık ve net şekilde BJK.

Sahaya çıkan kadroya bakınca şu 6 yabancı gözüküyor: Zapo, Ernst, Delgado, Q7, Holosko, Bobo.
İlk onbirde olmayan yabancılar kimler? Ferrari, Sivok, Hilbert, Guti, Tabata, Fink

Bu adamların oynayabilecekleri pozsiyonları ele alıp diziliş varyasyonlarını yapabiliriz, çok da zor değil ama asıl izah etmek istediğim husus için gereksiz. Göz var izan var zira. Sivok şu kadar yabancı arasında belki de en kritik pozisyondaydı yazık oldu ona. Ernst takımın bankosu, kesik yemez zaten. Q7 ve Guti sırf isimden bile oynarlar zaten, Defansa Sivok sonrası Zapo veya Ferrari'den birinin her maç ilk onbirde olacağını söylemek için kahinliğe gerek yok. Forvette Bobo'nun yeri transfer gelmezse sağlam. 5 yabancı kontenjanı'nın doldurmuş bulunuyoruz böylece. Kalan adamlardan Fink orta saha yedekleyicisi olacaktır. Holosko rotasyonda sağ kulvarı paylaşır ve en sevdiğim iki isim Delgado ve Tabata.

Yazarken bile yoruldum. Allah Nihat'a ileride tek başına sabır versin, zira kafayı kaldırıp 65 metre gerideki İbrahim Toraman'a kadar türkçe anlaşabileceği bir tane bile adam olmayacak sahada...


O değil de Q7 ve Holosko ne yazdı allahsızlar. BJK bu sene keyif verir.

2 Kasım 2009

Wade



Tek kişilik ordu, bire beş, siz hepiniz ben tek.
Ne derseniz deyin. Adam çok atletik be...

26 Ekim 2009

29 Eylül 2009

Powerhouse



Zidane'nın Messi'yle başlattığı seride "every team needs the spark"dan sonra gelen "every team needs the powerhouse" sloganı ile Gerrard'ı görüyoruz. Düşündüm de daha bu işin Kaka'sı var, Beckham'ı var. Zidane'da teknik direktör falan olmasın bence. Takılsın böyle, güzel.

24 Eylül 2009

Zizou



Özledim ben bu adamı ya.

Mert Aydın "Gerrard, Lampard evet çok iyi oyuncular ama Gascoigne bir sanatçıydı" demişti. Aynısını ben bu adam için söylemek istiyorum. 2-3 sene daha oynayabilecekken Real Madrid'de zirvede bıraktığı için seviyorum bu adamı. Her golu jeneriklik olduğu için seviyorum. Sol ayağıyla pek çok solaktan daha çok golu olduğu için seviyorum. Kariyerinin son maçı Dünya kupası finalinde Materrazi'ye kafa attığı için seviyorum.

Seyrettiğim en güzel topu oynayan adam budur. Ne Cristiano, ne Messi.

23 Eylül 2009

The Game is Never Over




Nike her raklamıyla beni benden almayı beceriyor bilader. Eskiden oyuncuları fantastik bir konu bulup (kıyameti futbol maçıyla engellemek, futbolcuları hırsızlık yapması) dağa bayıra salarlardı, sonra daha çok gaza getirmeye yönelik reklamlara girişmişlerdi. Gaza getirme reklamlarında net şekilde Jordan serisinden etkilendiklerini düşünmekteyim. Gaza getirme serisi diye bahsettiğim seri bu arada Rooney'in kafasını traşladığı, Ribery'nin geyiği korkuttuğu, Arshavin'in yere düşüp kalkması vs...

Bu sefer seri reklam filmlerinden ayrı, çok da populer olmayan -hatta hücum oyuncusu bile olmayan- Manchester United'ın fransız sol beki (bayılırım spiker tarzı yazmaya) Patrice Evra'yı oynatmışlar reklamlarında. Evra'nın 17 kardeşi var bu arada skfjhaslkgas.

Neyse reklamı izleyin biladerler. Çogzel reklam yapmış adamlar.

ps: Evra'nın ManUtd'de pas verdiği eleman Rooney, Fransa'da verdiği Ribery sanırım.

14 Eylül 2009

FedEx



Şu hareketi yaptığında adam galibiyetten bir sayı uzakta. Gönlüm Nadal'a yakın olsa da FedEx bambaşka bir adam gerçekten

17 Ağustos 2009

9.58


Bu adam geçen yaz kötü çıkışlarına, son 20 metrede sahilde koşarcasına koşmasına rağmen rekorları kıran adamdı. Arkasından kovalayanı yoktu. Bu yarış öncesi Powell tekrar eskisi gibi olmuştu, Gay gitgide hızlanıyordu. İnsanların akıllarında ufak da olsa "acaba" düşüncesi oluşmuştu. Benim kişisel görüşüm Gay böyle formda olduğundan ve Bolt bu sefer kesin olarak yalnız başına koşamayacağı için dünya rekorunu geliştireceği yönündeydi.

Ama rekoru 0.1 saniye aşağı çekeceğini tahmin etmek imkansızdı. Aslında ilk ipucunu yarı finallerde yanlış çıkış yaparak belli etti Bolt. Zaten çıkışı zayıf olan bir atlet neden hatalı çıkış yapsın ki? Powell ve Gay'in Bolt'a karşı tek avantajları şimşek gibi çıkarak Bolt'un kendilerini yakalamaması için olabildiğince dayanmaktı.

Bolt finalde mükemmel çıkış yaptı, ilk kez. Ve yarışın sonuna kadar da cıvımadı. En azından eskisi kadar cıvımadı. Şöyle söylemek lazım ki Bolt'un çok net arkasında kalan Gay 9.71 koşmuştu. Tüm tarihin en hızlı üçüncü derecesi. Bolt'un bu gece yaptığı 9.58 ve geçen yaz olimpiyatlarda koştuğu 9.69dan sonra koşulmuş en hızlı derece.


Bolt'un geçen sene hedef gösterdiği 9.54 artık iyice yakınlaştı. Sprint yarışlarında rekorlar azalarak azalan bir grafik çizerler. 1980lerden sonra saniyenin yüzde birleri hesaplanır olmuştu. Geçen yaz rekoru ilk kez 9.6 hizasına çektikten sonra bu kes 9.6nın da altına çekti. Düşünün yıllardır saniyenin yüzde biri yüzde biri azalan rekor ilk kez 0.1den daha fazla azaldı 40 yıldır.

Gerçek anlamda seyrettiğimiz/seyredebileceğimiz en büyük atletlerden biri. Bence en iyi sprinter. Bakalım fiziğine daha uygun olan 400 metre koşusunda da anormallikler yaratacak mı önümüzdeki yarışlarda...

Shaq VS.


Kocaoğlan dünyanın en fantastik şovlarından biriyle TV'ye çıkacak. Adı Shaq VS olan programın formatı Shaq paşanın branşlarının uzmanı sporcularla onların branşında kapışmak olacakmış. Serena Williams'la tenis oynayıp, Michael Phelps'le havuza girecekmiş hatta yazana göre. Adı geçen diğer sporcular arasında Lance Armstrong(bisiklet), Albert Pujols(baseball) ve Oscar De La Hoya(boks) gibi kişiler de mevcut. Gönül ister şu geceki performanstan sonra Usain Bolt ile beraber çıksın piste.

Dünya tarihinin gördüğü en maymun adam bu heralde.

10 Temmuz 2009

Kaptan


Arda Turan yeni 10 numara. Yeni kaptan.

Orda burda zaten bu adamın kaptan olması gerek diye bas bas bağırıyordum. Kaptanlar Hasan Şaş ve Ümit Karan da ayrılınca klupten farz olmuştu bu kaptanlık. 10 numara istemediğini açıklamıştı bir kaç yerde Arda ama Metin Oktay'ın numarası şeklinde kendisine sunulunca reddetmek olmazdı elbette. Lincoln paşaya da daha net bi mesaj verilemezdi.

Hayırlı olsun aslanıma.

7 Temmuz 2009

Jordan XXI



Hem basketbol hem reklam aşkıyla yanıp tutuşurken şu reklamı nasıl bugune kadar paylaşmamışım şaştım kaldım kendime. Nike'ın reklamlarına verdiği önem ve bütçenin büyklüğü biliniyor. Jordan zaten Nike'a bağlı ayrı markası çıkacak kadar önde tutulan bir figürken Jordan üzerinden tüm reklamların çok çok güzel olması anormal değil. Bu benim tüm zamanlar favori Jordan reklamımdır. Ki hakkını vermek lazım Jordan reklamlarını resmen epik film çeker gibi yaratıyorlar. Ha Braveheart izlemişin ha Nike'ın Jordan'ı kullandığı 50 reklamdan birini görmüşsün televizyonda. Reklamın en fazla 1-2 dakika sürdüğünü düşününce daha da etkileniyor insan.

Şimdi bu yukarıda videosun bulunan reklamı izleyip de "eee ne var ki bunda" diyecek olanlar vardır eminim. O yüzden bir jordan fanı reklam ile Jordan'ın orjinal hareketlerini birleştirmiş, ona bakarsanız buraya tıklayarak yazı belki anlamsız olmaktan çıkar. Ona rağmen etkilenmeyecek bi sürü kişi de var tabiki. Üzülürüm be.

ps: son hareketin sahibi arkadaş Jordan'ın öz oğlu, belli oluyor zaten.

15 Haziran 2009

MVP












ko be or not ko be.
mvp'ye biyad edin.


12 Haziran 2009

Del Piero & Hedo


Bu sabahki maçta gene süpersonik bir performansına şahit olduk Hedo'nun ama Fisher naptı? Gene yaptı yapacağını. Ariza'anın da hakkını yemeyelim adam devre arasında kasa kasa red bull içti herhal...

Neyse seri 3-1 Lakers oldu, klasik manşettir böyle durumlarda, onunla bitirelim. Lakers şampi...

Aaa! Hiç Kobe'den bahsetmeden postu bitirecekmişim az daha... Çünkü rolunu çaldılar adamın.
Haa bi de resimde Del Piero var. Teee Floridalara gitmiş adamcağız.

Nba, where del piero happens falan...

11 Haziran 2009

Cristiano Ronaldö


Perez gelince rüya kadro kurar deniliyordu evet ama Madrid'in 2 senedir kıçını parçalayıp alamadığı iki adamı bu kadar çatır çatır parasını basıp alması hafiften ürküttü beni. Ne biçim bi' şey lan bu para. Ronaldo 96.000.000 € karşılığında Manchester'dan ayrılıyor. Gelmiş geçmiş en pahalı transfer oldu böylece Zidane'ı geçerek. Tahminen bu rekor ya Zlatan tarafından kırılır ya da kırılmaz bi 7-8 sene. Messi'nin pek Barcelona'dan ayrılacağını düşünmedim açıkçası.

Kaka ve Ronaldo artık yeni Los Galacticos döneminin liderleri olacaklar. O takımdan geriye kalan da zaten sadece kaptanlar Casillas ve Raul.
Sıradaki transferler için Xabi Alonso, David Villa deniliyor bu demekki hollandalılar çil yavrusu gibi dağılacaklar avrupa'nın dört bir yanına. Robben kalır diye tahmin ediyorum ama Huntellar, Van der Vaart, Sneijder falan kapışılması gereken adamlar.


Bi de sayın Ronaldo. Çok para aldığınızı biliyorum ama bana gıcığınız mı var? 17 numaralı portekiz formasını aldım arkasında isminiz yazan, 2 ay geçmeden 7 giymeye başladınız. Bir siyah, bir kırmızı iki tane 7 numaralı Man Utd formam var siz şimdi Real Madrid'e gidiyorsunuz (9 mu giyeceksiniz acaba) hayır koleksiyoncu olacağım sayenizde bu yaşta... Şımarık piç.

9 Haziran 2009

Andres Vasquez




eeh, bi siktir git be andres...


8 Haziran 2009

Hiğduğ Törkoğlu


Tüm NBA eşleşmelerinde Lakers safında olduğumu zilyon kez belirtmişimdir zaten, sırf Hidayet var diye de 40 yıllık sevdadan vazgeçecek değildim. En sevdiğim oyuncu da lige girdiği günden beri Kobe Bryant'tır, LeBron, Iverson, T-Mac çoluk çocuk gözükür gözüme kıyaslamalarda. Ama daha evvel Kobe'ye şunu yapanı görmedim yahu.

Sadece bloktan bahsetmiyorum, Hidayet resmen Kobe'ye meydan okudu. İstatistiklere bakıp "Rashard Lewis bomba oynamış asıl" diyebilirsiniz ama maçı izleyen varsa demek istediğimi anlayacaktır. Sen takımı oyunda tutmak adına efsanevi bir 3. çeyrek oyna, sonra Kobe'yi savun, kritik şut sok, asist yap, son pozisyon Kobe Bryant'ı neffis bir şekilde blokla ve az daha maçı kazandıracak muhteşem asisti yap. Hayran kalmamak elde değil. Hidayet kesinlikle Scottie Pippen-vari all around sf performansı sergiliyor...

Gurur duyuyorum ama Kobe'ye yapmasaydın keşke o hareketi...

4 Haziran 2009

Kobe Top Ten '08-'09



Finaller öncesi hem safımızı belli edelim, hem de birazcık gaza gelelim.

4-2 Lakers diyorum ama bi şekilde Orlando kazansa Hidayet finals MVP olsa -ki uzak bi ihtimal değil- ne şahane olur. Kobe 6.finalinde 3 kez boynu bükük ayrılır ki bunu da hiç istemem açıkça. Kariyerine iki tane finals mvp hakesiyor bu adam. Bundan sonra LeBron ayısı baya zorluk çıkarır, hazır kolayken kaçırmamalı fırsatını.

Yarın bu saatlerde ilk maça hazırlanıyor olurum -daha doğrusu maç öncesi ders çalışıyor olurum umarım- Nba ve Deu finallerinin aynı ana gelmesi ne şahane değil mi?

NBA - where amazing happens
DEU - where disgusting happens

----

Bu arada blogla alakalı ne zaman olumsuz bir yorum alsam ya "kısa kısa yazıyorsun okuycak bişi olmuyor", ya "çok uzun yazıyorsun okuyamıyorum" ya da "sadece sporla alakalı yazıyorsun" şeklinde oluyor.

Saçmalamayın, delirtmeyin adamı.

26 Mayıs 2009

Tugay


Galatasaray'da oynadığı dönem en sevdiğim futbolcuydu. Gözden ırak olan gönülden de ırak olur hesabı çok unutuldu bu adam. Hele 2003te milli takımı da bıraktıktan sonra Mevlüt Erdinç, Halil Altıntop, Mesut Özil kadar dahi anılmadı adı. Halbuki Blackburn'de çatır çatır oynuyor, adını EPL efsaneleinin arasına sokuyormuş.

Tugay'ın elinden kaptanlığının alınıp "büyük kaptan" Bülent Korkmaz'a verildiği günü hatırlıyorum. O zamanlar Bülent'i hiç sevmezken Tugay sevgim doruk noktasındaydı, ben pazuband kendi kolumdan alınmış gibi bozulmuştum. Yahu dedim bu bülent şu an bizim takımın teknik direktörü Tugay daha futbolu yeni bırakıyor nasıl iş bu diye azcık araştırdım ve Tugay'ın 22 yaşında Galatasaray kaptanlığına getirilerek en genç kaptan sıfatını kazandığını öğrendim.

Aynı Tugay'ın Blackburn'de ki ilk senesinde de sahaya kaptan olarak çıkmışlığı vardır bir Arsenal maçında. Adamı sağ bek koydular oynadı, sol kanat oynadı, rangers'da forvet arkası denediler tıkır tıkır gol attı. Gerçek mevkisinde (şu an pirlo, xavi türevi adamların oynadığı) oyun kurucu dmc'de ben bundan daha iyi türk oyuncu bilmem. Milli takım da ancak Aurelio ile düzeltebildi o mevkiyi yıllar sonra.


Blackburn'ün kendi politikası olan 10 sene oynamayan futbolcuya jübile yapmama kararı pek etkilememiş Tugay'ın son maçını. Tribünlerde Tugay maskeleri, her tarafta pankartlar, sırf o güne özel yapılmış tshirtler. Tugay tribünleri selamlarken 4 dakika boyunca hiç susmayan alkış.

Çok geç bir yazı oldu bu. Çok sevdiğimiz ama hakkını teslim etme fırsatını kullanamadığımız adamların başındadır Tugay. Umarım EPL'de teknik direktör olarak da izini bırakır.

---

Bu videoyu koymak zorundayım, Blackburn formasıyla attığı 11 gol. Sadece biri ceza sahası içinden. Adamın tüm gollerini koymuşlar ama goller o kadar muazzam ki jenerik gibi olmuş. Ulan adamı en güzel çağında yollamışız be...

21 Mayıs 2009

Amazing Playoff Moments



Az önce inanılmaz Orlando - Cleveland maçı bitti, gazı almış durumdayım. Maç ile alaklı kısa düşüncemi sözlüğe aktardım, burdan devam etmem analize. Yukarıdaki video maçtaki ilk orlando sayısı. Dwight Howard'ın potanın üstündeki saati kırdığı smacı.

Bugunun nba videomuz, inanılmaz bir teknoloji ile nasıl yaptıklarına dair hiç bir fikrimin olmadığı Amazing Playoff Moments olacak.

Larry Bird'ün muhteşem top çalması, Dr J'in lig tarihine geçen fantastik tek el, ters turnikesi ve Kobe - Shaq alleyoopu.

Nba, bu oyunu sevmemizi gerçekten sağlıyor.








Related Posts with Thumbnails